Ankara Kırsala Sırtını Döndü
UNDP, Dünya LPG Birliği ve TLPGD pilot bölge olarak Çukurören ve Yılanlı köylerini seçti
Ankara kırsala sırtını döndü
Yaklaşık bin köyü kapsayan Temiz Enerji Projesi‘nde hem çevre kirliliğini önlemek hem de bölgenin ekonomik gelirini artırarak yaşam koşullarının iyileştirilmesi hedefleniyor.
NERİMAN ÖZCAN-FATMA AKMAN
Ankara‘nın Çamlıdere ilçesine bağlı orman köyleri olan Yılanlı ve Çukurören köylerine gitmek için İstanbul‘daki Taksim Meydanı‘ndan basın mensupları olarak sabah 7.00‘de hareket ettik. Amacımız, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) ve Dünya LPG Birliği‘nin (WLPGA) 2002 yılında başlattığı “LPG‘nin Kırsal Alanda Yaygınlaştırılması Projesinin pilot bölgelerinden bir yenisini hem Türkiye ayağı olan Türkiye Likit Petrol Gazcılan Derneği (TLPGD) ile birlikte Kalkınmada Temiz Enerji” adıyla hayata geçirilen projenin pilot bölgesini hem de bazı bakanlıkların görmezden geldiği başkentin diğer yüzünü görmüş olduk. Onlar da zaten kabahatlerini onaylarcasına davetli oldukları halde gelmediler. Öğleden sonra Patalya Thermal Resort Otel‘e vardık. Projenin teknik danışmanı Timur Demirel karşıladı. 15 ile 17 Ocak arasında düzenlenen çalıştaya az sayıda bürokrat ve yerel protokolün yanı sıra çok sayıda sivil toplum kuruluşu, üniversite, bankalar, LPG şirketleri gibi özel sektör temsilcileri, UNDP Sürdürülebilir Enerji Politikaları Danışmanı Andrew Yager ile Dünya LPG Birliği (WLPGA) Yönetim Kurulu Üyesi Kimball Chen, UNDP Program Direktörü Katalin Zaim ve WLPGA Direktörü James Rockall katıldı.
59 haneli Çukurören köyü nüfusu, 2000 yılında yapılan sayımlara göre 358 kişi. Çamlıdere Sağlık Grup Başkanlığı‘nın 2006 yılında yaptığı Ev Tespit Fişi çalışması sonucu ise 101‘i kadın olmak üzere 198 kişi. Yılanlı köyünde ise resmi kayıtlar 166‘yı göstermesine karşın köy 39 haneli, 68‘ini kadınların oluşturduğu 143 kişilik bir nüfusa sahip. Köy halkının geçim kaynağı tarım ve hayvancılık dense de verimsiz topraklar ne ekime ne de hayvan otlatmaya uygun… Köyün hane başı aylık geliri 65 ile 200 YTL arasında değişiyor.
Birçok köyden daha gerideyiz
Bir eve gidiyoruz. Önceden uyarılmıştık, çoraplarım kalın. Ama buna rağmen on dakika sonra ayaklarımı hissetmiyorum, öylesine soğuk! Köy halkının da yaşı on beşe basıp romatizma olmayanı yok gibi…
Erkekler ormanda, kadınlar her yerde çalışıyorlar. Tarlada ekin sürme, dağda hayvan otlatmada, odun kesme, tezek yapma, çocuk bakma, yemek yapma… Köyün kadınları sabah 5.00‘te kalkıp akşama kadar sürekli çalışıyorlar. Yetmezmiş gibi içme suları haftada bir defa iki saat süreyle çalışan ve hijyen kavramından çok uzak bir çeşmeden elde ediliyor. Diğer ihtiyaçlar içinse 3 km, uzaklıktan su çekmeye gidiliyor. Sofralarının başlıca besin maddeleri tarhana çorbası, yapılan yardımlarla gelen makarna, su ve un ile yaptıkları “bazlama” denen yöresel ekmek! On beş günde bir gelen seyyar bakkal da cabası! On beş gün boyunca, pahalılığından ötürü tutumlu kullandıkları (devlet de biraz kamu malını ekonomik kullansa keşke!) tüplerini seyyar bakkaldan alıyor, odunla ve yazdan kurutmaya başladıkları tezekle ahırın üstüne kurulu tahtadan derme çatma evlerinde ısınmaya çalışıyorlar.
Okuryazarlığı olmayan köy
Çukurören‘den Osman Sönmez: Yol yok, su yok; kısacası hayat yok. Türkiye AB‘ye girmek için çaba sarf ediyor ama ne yazık ki biz sefalet içerisindeyiz. Asıl yükü çileli kadınlarımız çekiyor. Bize acımayın, biz istihdam istiyoruz, insanca yaşamak istiyoruz.
“Yaşamak desen yok, yemek-içmek desen yok, giymek desen yok. Burada hayat yok” diye tanımlıyor yokluk içindeki yaşamlarını. “Atatürkçü Hoca” dedikleri cami imamı da çocukların lise eğitimlerine devam edebilmeleri için tek seçeneğin “imam hatip liseleri” olmasından yakınırken, “Birçok köyden bile daha gerideyiz” demeyi ihmal etmiyor.
Köy insanı üç kuruşunu paylaşarak, birbirinin işine yardım ederek ve hayatın yükünü paylaşarak yaşamaya çalışıyor. Hüzün de ortak, umut da… Öyle ki cenaze ve düğünlerde kullanmak için el ele verip bir “konak” bile yapmışlar.
Zirveden çıkan umut ışığı
500 ile bin köyü kapsayan Kalkınmada Temiz Enerji Projesi ile amaç, hem çevre kirliliğini önlemek hem de köylerin ekonomik gelirini artırmak.
Ağustos-Eylül 2002‘de Güney Afrika Johannesburg‘da yapılan ‘ Sürdürülebilir Kalkınma konulu dünya zirvesinin bir sonucu olarak ortaya çıkan ve 2002 yılında başlatılan “LPG‘nin Kırsal Alanda Yaygınlaştırılması” projesinin ilk örneği Ekim 2002‘de Tayland‘da Bangkok‘ta başlatıldı.
UNDP ve WLPGA tarafından önceki dönemlerde sadece 6 ülkede gerçekleştirilen benzer projelerin yedincisinin Türkiye‘de gerçekleştirilmesiyle hem LPG sektörü, hem de kırsal alanlardaki özellikle kadınların yaşam koşulları açısından ilerleme sağlanması bekleniyor. Bu doğrultuda LPG kullanımının yaygınlaştırılması için gerekli ekonomik sistemin kurulması ve kırsal bölge halkının alım gücünün yükseltilmesi amacıyla mikro kredi uygulamaları gibi alternatiflerin görüşüldüğü çalıştaylarda, proje kapsamında kırsal alanda yaşayan kadınların el işi ürünler ya da ev yapımı yiyecekler hazırlayıp satabilecekleri ortamların yaratılması için de çalışılacak. Projeye eklenmesi beklenen bir diğer detay da köylerin kalıcı ve temiz suya kavuşmaları olacak. Proje başarılı olursa kadınlar mayıs ayında toplamaya başladıkları tezekleri dünyanın en değerli madeniymişçesine işleme derdinden kurtulacak ve belki hayatları boyunca ilk kez bir “Ohh!” çekecekler!
Projeye dair satır araları
TLPGD Başkanı Aygaz Genel Müdürü Mehmet Ali Niyazi, projenin maliyetinin 14.6 milyon dolar olduğunu ve amaçlarının bölgede istihdam sağlayarak eğitim, çevre, kadın, sağlık ve çağdaş enerji konularında sosyal bilinç oluşturarak kırsal kesimde yaşayan insanların hayat şartlarını iyileştirmek olduğunu TLPGD Başkan Yardımcısı, İpragaz Genel Müdürü Selim Siper, “Kırsal bölgelerde yaşayanların gelir düzeyi çok düşük, yakıt olarak kullanılan odun ve tezek yerine tek alternatif LPG görülüyor. LPG‘den alman ÖTV‘nin doğalgaza göre 28 misli olması kırsalda yaşayan insanların bu gazı kullanmasını imkânsız hale getiriyor. Bir seferlik gaz vermek mesele değil, önemli olan şey sürekliliğin sağlanması. Projenin başarılı olması için iyi bir devlet denetimi olmalıdır ve kırsal bölgelerde kullanılan LPG‘den ÖTV alınmaması için AKP hükümetine öneri götürdük” dedi. BM Sürdürülebilir Enerji Politikaları Danışmanı Andrew Yager, milenyum hedeflerine ulaşabilmek için dünyanın çeşitli yerlerinde çeşitli projeler oluşturularak fonlar ayrıldığını belirterek Türkiye‘de başlatılan bu projeye fon ayrılması için sosyal sorumluluğun oluşturulması gerektiğini ifade etti.
Dünya LPG Birliği (WLPGA) Yönetim Kurulu Üyesi Kimball Chen küresel ısınmayı yavaşlatmak için LPG kullanımının özellikle kırsal bölgelerde yaygınlaştırılması ve bu bölgelerde yaşayanların hayat koşullarının iyileştirilmesi gerektiğini vurguladı. BM Türkiye Kalkınma Programı Teknik Danışmanı Timur Demirel; “Kırsalda doğalgaz kullanımı mantıklı değil, yapılacak yatırım, tüketimi karşılamaz, dolayısıyla tek alternatif LPG‘dir. Kadınların yakıt elde etmek için harcadıkları süreyi minimuma indirerek insancıl şartlar sağlanmalıdır” dedi.
Haber : Cumhuriyet
Tarih : 05 Şubat 2007