Türkiye’de İşsizlik Nedenleri ve Çözüm Önerileri

Türkiye’de İşsizlik Nedenleri ve Çözüm Önerileri

İşsizlik, her ülkenin sosyo-ekonomik durumuna göre değişmektedir. Dünyadaki en önemli sorunlardan biri olan işsizlik Türkiye’de de yoğun olarak yaşanmaktadır. Tanım itibariyle işsizlik; piyasadaki ücret düzeyinde çalışma gücü ve isteğinde olmasına ve iş aramasına rağmen bulamamaktır. İşsizlik oranı ekonomideki işsiz sayısını işgücü sayısına oranlamak suretiyle belirlenir.

İstihdam, işgücü piyasasının önemli gösterge değerlerinden biridir. Emek faktörünün üretime dâhil edilmesi olarak nitelendirilen istihdam, geniş anlamıyla bütün üretim faaliyetlerinin üretim sürecine katılmasıdır.


İşsizliğin Sebepleri

1960’lı yıllardan beri Türkiye’de işsizlik giderek artmaktadır. Teknolojik ilerleme ve küreselleşme işsizliğe yol açan faktörlerin başında gelmektedir. 2001 krizi, işsizliği daha da derinleştirmiştir. Eğitim politikasında yaşanan problemler, hızlı nüfus artışı, ekonomik ve siyasi istikrarsızlık, yatırım yetersizliği de işsizlik sorununu iyice ağırlaştırmıştır. İşgücü mâliyetleriyle işten çıkarma mâliyetlerindeki yükseklik, yasalar ve güçlü sendikalar, emek piyasası katılıkları da işsizliğin büyümesinde etkin rol oynamaktadır.


Ülkemizdeki pek çok şirketin kalite odaklı anlayışla değil de mâliyet incelemesine dayalı bir yönetim anlayışıyla hareket ettiğinden Batılı standartlarda ortalama 5-6 kişi tarafından yapılan işler ülkemizde 2-3 kişiye yaptırılmaya çalışılmaktadır. Haftada 48 saati geçen çalışma süresi çalışanların verimini düşürmekte, şirketlerin büyümesini önlemekte, istihdamın yeteri kadar artmasını önlemektedir.


İstihdam üzerindeki vergi yükü ve emek piyasasına ilişkin katı düzenlemeler bazen insan çalıştırmanın aşırı derecede mâliyetli olmasına yol açmaktadır. Bu ise şirketin işe alımlar sırasında gönülsüz davranmasına sebebiyet vermektedir.


Eğitim sistemindeki sorunlar da emek piyasasında iş arayan bireylerle iş verenler arasındaki beceri uyuşmazlığını da Türkiye’de işsizlik nedenleri arasında göstermek mümkündür. İşveren kişiler kriterlerine uygun çalışanlar bulmakta zorlanırken yüzbinlerce insan da ilgi duydukları alanda iş bulmaya çalışırken güçlük çekmektedir.


İşsizlik İçin Çözüm Önerileri

İstihdamı artırmak amacıyla kalkınma stratejilerinde, ilk olarak öncelikli sektörler tespit edilmelidir. Genel politikalardan ziyade sektörel politikalar geliştirmeye ağırlık verilmelidir. Gelişmemiş bölgelere, kırsal kesimlere yönelik politikalar düzenlenmelidir.

Bölgesel çekim merkezlerinin olduğu illere (Diyarbakır, Çorum, Bursa, Denizli, Urfa, Gaziantep gibi) sektörel destekler sağlanmalıdır. Bu konuda pilot uygulamalardan yardım alınmalıdır.


Aynı düzeydeki bir yatırımın, öteki sektörlere oranla, hizmet sektöründe daha fazla yeni iş alanı meydana getirdiği söylenebilir. Bu yüzden yatırımlarda finans, turizm, bilişim sektörleri, hemşirelik, sağlık, aile ve çocuk gelişimi ve buna benzer uzun vadede istihdamın lokomotifi sayılan hizmet sektörleri ön planda tutulmalıdır.


Büyüme merkezli iktisat politikası perspektifinden değerlendirildiğinde hizmet sektörlerindeki büyüme gelir düzeyinin yükselmesine ve iç talebin canlanmasına bağlıdır.


Geçici istihdam ve part time istihdam gibi esnek yönetim ve çalışma biçimlerini yaygınlaştırmak gerekmektedir.


İstihdam vergileri düşürülerek işgücü mâliyetleri azaltılmalıdır.


Dış ticarete yönelik tedbirler de artırılmalıdır. Vizesiz ve sorunsuz geçişler sınır yerleşim birimlerindeki hareketliliği artırarak yeni ticaret fırsatlarını ortaya çıkaracaktır. Böylece ihracata ilişkin pozitif etkenler çeşitlendirilmeli, dışa bağımlı ihracat yapısı terk edilmelidir.


Eğitim faaliyetlerine ayrılan payın yükselmesi, istihdam-eğitim ilişkisinin güçlendirilmesi, piyasanın talep ettiği nitelikleri karşılayacak şekilde eğitim verilmesi de işsizlikle mücadelede atılması gereken önemli bir adımdır.


Kadınların ve gençlerin işgücüne katılımına odaklanmalı, özel sosyal içerikli istihdam politikaları geliştirilmelidir. Özel istihdam bürolarıyla enformasyon ağı oluşturulmalı ve İŞKUR fonksiyonlarının gelişmesi sağlanmalıdır.


İşe alımda gençlere ve kadınlara yönelik pozitif ayrımcılığa dayalı uygulamalar yapılmalıdır. Kadınların iş hayatına katılımını daha kolay hâle getirecek hasta, yaşlı ve çocuk bakımı gibi alanlarda verilen toplumsal hizmetler daha da yaygınlaştırılmalıdır. Pasif politika düzenlemelerinin istikrar sağlayıcı araçlardan biri olarak daha etkili kullanılması lâzımdır. Toplum Yararına Çalışma Programı, Kısa Çalışma Ödeneği, Ücret Garanti Fonu, İşsizlik Sigorta Fonu, İş Kaybı Tazminatı bunlara örnektir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir